1 Temmuz 2013 Pazartesi

Like A Gipsy !!!




Pek uzun süren bir aradan sonra herkese kocaman bir "Merhabaaa!!!" demek istiyorum.Bu hem bloga dönüş, hem tatil dönüşü postu olsun. İnstagram'dan takip edenler biliyorlar zaten, eşimle beraber 6 günlük bir Kaş tatili yaptık. Bol bol dinlendik, biraz gezdik, kafamızı günlük hayatın stresinden uzaklaştırıp, güzel anılar biriktirdik ve enerjimizi depolayıp İstanbul'a geri döndük.

Bu straplez elbise, aslında bir maxi etek. Hem de Bakırköy Pazarı'ndan çok çok ucuza alındı. Renklerini çok sevdiğim için, haftasonları bir tshirt ile rahat rahat giyer çıkarım diye almıştım ama eve gelince elbise olarak kullanmak çok cazip geldi. Bu elbise ile, kendi yapmış olduğum ama henüz kullanma fırsatı bulamadığım saç aksesuarını da kullanmış oldum. Bu tip aksesuarlar İstanbul'dan ziyade, tatil yerlerinde daha rahat kullanılabiliyor. Biraz çingene tarzı oldu ama ben sevdim :)














Elbise; Zara
Kot Yelek; Bershka (çok eski sezon)
Sandalet; Stradivarius;
Çanta; Zara
Saç Bandı; Luz De La Luna

3 Haziran 2013 Pazartesi

!!!


Amacım siyasi bir yazı yazmak değil. Burasıda yeri değil ki olsa bile, apolitik bir insan olmam sebebiyle siyaset yapamam. Zaten üniversite 1.sınıfta Siyaset Bilimi’ne Giriş dersinde politika kelimesinin anlamının poli=çok, tika= yüz olduğunu okuduğumdan beri, politikaya olmayan inancımda bir türlü köklenemedi. Fakat son zamanlarda öyle şeyler oluyor ki insan öfekeleniyor, tepki vermek istiyor, sesini yükseltmek istiyor.

Süreç deniyor, ülke birlik beraberliği deniliyor. Fakat alınan kararlar, yapılan konuşmalar ile bır kısım kişiler ötekileştiriliyor. Başörtüsü ayrımcılığı yetmedi devreye alkol sokuldu. Bundan sonra da eylemci, çapulcular diye nitelendirilen bir kısım var ki bunlarında başörtüsüne tamamen karşı ve alkolik olduğu düşünülüyor.

 Bugüne kadar hep insana, insanlığa değer veren bir insan olmaya çalıştım, sağ, sol, örtü, mini etek, alkol tüketen ve ya inancı gereği tüketmeyi tercih etmeyen diye ayırmadım insanları. Ama ben bugün başım açık diye, sosyal medya da alkol tüketilen masalarda fotoğraflarım paylaşılıyor diye, içip içmediğim bile sorgulanmadan -ki bu kimseyi ilgilendirmez ama bunu bile yapmadan- yargılanıyor, bir takım kendini bilmez kişiler tarafından dışlanıyorsam bardağın benim için taşması işten bile değildi ki üzerine Gezi Parkı Eylemleri sebebiyle, yeşili savunan insanlara yapılan acımasız müdahaleler sonucu, yanlış kararlılığını direten yöneticiler sebebiyle olayın “ulusal bir direniş” hareketine dönüşmesi, bu yazıyı yazıp, bu ayrımcılıktan ne kadar rahatsız olduğumu ve olduğumuzu bir kez de buradan dışa vurmam konusunda harekete geçmeme sebep oldu.

Bugüne kadar hiçbir eyleme katılmadım, eylem yapanlar bana göre siyasi olarak daha uç insanlardı. Ama bugün ben ve benim gibi bir çok insan dahi eyleme bir noktasından katılıyorsa, 3-5 çapulcu, kaymak tabaka, marjinal ve uç kavramları yeterli olmuyor demektir. Halkız biz, sadece halk!

Madem İslam Dini’nin güzelliğini (iyi niyetle yaklaşıyorum) savunduğunuzu düşünüyorsunuz sonuna kadar, o zaman Hz. Muhammed’in hadisi bir hatırlatma olsun.

“Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin nefret ettirmeyin”

Hayatımız ne zaman, ne şekilde normale döner bilmiyorum.
Ama bu süreç içinde bu blogta başka post olmayacak.

http://occupygezipics.tumblr.com/