Mudo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mudo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2013 Perşembe

Her Yeni Gün Bir Bilmece...

Bazen kötü başladığını düşündüğünüz gün, gerçektende kötü değildir belkide. Sizin yüzünüzün asılmasına sebep olan olay, ardından gelecek koca bir gülümsemenin sebebi olacaktır.

Bir mucize yaşamadım, bu satırları yazmamın sebebi bu değil tabii ki. Küçücük bir olay ama benim hayata dair dersler çıkarmama yetti diyebilirim.

Sabah 6:00'da telefonumun alarmı çaldı ve ben erteleme yaptığımı düşünürken, alarmı kapadığımı, saat 7:00'de servisten iş arkadaşımın aramasıyla telefonum çaldığında farkettim. Çünkü uykumdan bu telefon sayesinde uyandım ve tabii ki servise binemedim. Kabus benim o an başladı çünkü, servis olmadan, Beylikdüzü'nde oturup, işe Ümraniye'ye gitmek hiç kolay birşey değil.

Saat 7:30'da evden çıktım.
Saat 07:45 Avcılar Metrobüs Durağı'ndayım.
Durakta 4 metrobüs arka arkaya yolcu almak için dizilmiş ve yolcular da 4-5 sıra halinde binmek için bekliyor.Bu döngü durmaksızın devam ediyor ve o yolcular hiç azalmıyor ama artabiliyor.

Metrobüse binipte o kadar yolu ayakta gitmek istemiyorsanız tek çözüm metrobüs durduğunda kapının tam sizin önünüzde olması. Şansa kapı tam olduğum hizada açıldı ve binmek için adım atmaya çalışırken, arkada bulunan insanlar tarafından öyle bir itildim ki bacağım adımımı atamadan sıkıştı. Kendimi içeriye attığımda öyle bir bağırmışım ki, en son " Siz insan mısınız?" derken buldum kendimi. Sinirden yüzüm kızardı, gözlerim sulandı (evet biraz sulu gözüm). Güneş gözlüklerimi takayımda gözlerimi kamufle edeyim en azından derken bir ses, " pşşt sakin ol, sakin ol " dedi bana. Kafamı kaldırdığımda Ceren'le karşılaştım. Sağolsun dışarıdan benim o halimi görünce binmiş metrobüse.

Bütün bir yol keyifli bir sohbetle, geçti.

Evet niye yazının başında öyle manalı cümleler ettim. Çünkü bu sabahın başlama şekli benim için çok can sıkıcıydı ama olaylar zincirleme şekilde öyle bir gelişti ki ve bu sayede uzun zamandır görüşme fırsatı bulamadığımız Ceren ile görüşme ve sohbet etme imkanı bulduk. Ayrıca böylece kötü başlayan sabahı da unuttum ve güne bir arkadaşımla görüşerek başlamış hissi ile devam ettim.

O yüzden "Her işte bir hayır vardır" mantığı bazen çalışıyor diye düşünüyorum :)


Sizleri bir kaç hafta önce, bir Pazar günü, arkadaşlarımız ile yaptığımız keyifli bir kahvaltının ardından çektiğimiz fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum.


Deniz ile insanlar arasında engeller olmamalı bence...












Stradivarius Tshirt ve Jeans, Converse Ayakkabı, Mudo Çanta, Luz De La Luna Kolye

2 Nisan 2013 Salı

Blogger & Weekend


Blog sahibi olmanın bir güzel tarafı da aynı frekansta olduğun insanlarla rahatlıkla iletişim kurabiliyor olmak. Yorumlar, mailler, Instagram aracılığıyla paylaşılanlar zaman zaman bir adım ileri gidiyor ve önce bir kahve buluşması, sonra yemek, bir adım ilerisinde eş/sevgililerle beraber bir gün paylaşmaya kadar gidebiliyor.  Ways of Grace bloğunun sahibesi Ceren’de bana blog dünyasının kazandırdığı bir dost oldu artık.

Karşındaki sürprizlerle dolu bir insan olunca, bir anda İnstagram'da paylaşılmış kendi fotoğrafın ile karşılaşabiliyorsun. Ne yesemde, kaloriyi minimumda tutsam hesapları yapıyorum sanırım o sırada :)



Poz verme konusunda ders verebilecek bir blogger fotoğrafınızı çekiyorsa, birde bu konuda benim gibi yeteneksizseniz poz veremeden kasılıp kalıyorsunuz böyle…



Zaten sohbeti uzun tutup ışığıda kaçırmışız, gün batımına ancak yetişebilmişiz, fotoğraf çekmek için.



Hastalıktan kurtulmaya çalışan bünyem bahar moduna giremediğinden, siyahları üzerime geçirip çıkmıştım dışarı, dolayısıyla görülecekte pek bir şey yok :)



Takı yapmaya başladığımdan beri, dışarı çıkarken ne taksam sorunum minimuma indi diyebilirim :)



Güneşli bir havada naneli limonata kadar ferahlatan başka bir içecek var mı?



Küçük bir mağaza turu sırasında deneyipte, yaz için pek bir beğendiğiniz çantayı 10 dakika sonra hediye paketi ile masanıza gelmiş bir şekilde görmek nasıl bir mutluluktur sizce?


Ceren’e nasıl teşekkür etsem bilemedim!